bebek bakıcısı


 Çoçuk Bakımı           
Hastane odası süslemesi
Anne hastane yatağının    süslenmesi
bebek konfetisi
Odanın içerisinin balonlarla süslenmesi
Yatak Başucu Süslemesi
Kapı yazıları
Kapı Çelenk


: : : : A n n e l e r e    Ö n e r i l e r : : : :                                                      
 Sayfayı Yazdır

Çocuklarını çalışarak büyüten anneler bunun yaşamlarındaki en zor şey olduğunu söylerler. Çalışan annelerin bir bölümü ekonomik yetersizlikler nedeniyle çalışmak zorunda oldukları, diğer bir bölümü ise ekonomik bağımsızlıklarını kaybetmemek veya mesleklerinden uzak kalmamak için çalışır. Her iki koşulda da çalışan annelerin en önemli sorunları aşağıdaki şekilde gruplandırılabilir;

a.       Çocuk bakıcısı arayışı,

b.       Aşırı sorumluluk yüklenme, zihinsel ve bedensel yorgunluk,

c.       Suçluluk duygusu.

a. çocuk bakıcısı arayışı

Çocuğunuza kimin bakacağına doğumdan önce anne ve baba birlikte karar verin.

Çocuğunuza bakmasına karar verdiğiniz kişi bir
    akraba ise:

 

Bu kişinin çocuğunuza bakmaya gerçekten gönüllü ve uygun olduğundan emin olun,

 

Bu kişiden çocuğunuza mümkünse kendi evinizde bakılmasını isteyin,

 

Çocuğunuzun geceleri ve hafta sonları sizinle kalmasını sağlayın,

 

Bu kişiye çocuğunuzun bakımı ve eğitimi ile ilgili tüm beklentilerinizi açık bir şekilde ve anne-baba biraradayken bildirin.

  Çocuğunuza bakmasına karar verdiğiniz kişi bir çocuk bakıcısı ise,

 

Bu kişinin çocuk bakıcılığı için gerçekten yeterli ve uygun olduğundan emin olun,

 

Bu kişiden çocuğunuza kendi evinizde bakılmasını isteyin,

 

 

 

Bakıcının çalışma düzenini ve iş tanımını önceden belirleyin, çocuğunuzun bakımı ve eğitimi ile ilgili tüm beklentilerinizle birlikte açık bir şekilde ve anne-baba biraradayken bu kişiye bildirin,

 

Yeterli bir süre çocuğunuza bu kişiyle birlikte bakın ve çalışmaya başlamadan önce aşamalı olarak günün belirli saatlerinde evden uzaklaşarak çocuğunuzu bu uzun süreli ayrılığa yavaş yavaş alıştırın.

  Çocuğunuza bakıcı ararken şunlara dikkat edin;

 

Bakıcıda aradığınız özellikleri önceden sıralayın ve önceliklerinizi belirleyin (tıpatıp beklentilerinize uygun biri karşınıza çıkmayabilir),

 

Bakıcıyı mümkünse evinde ziyaret edin, çocuklarıyla ilişkisini gözlemleyin,

 

Referanslarıyla ve komşularıyla görüşün, gerekli belgeleri temin edin.

Çocuğunuza bakıcı ararken şu özelliklere sahip olmasına dikkat edin;

 

Temiz, düzenli ve dürüst olmasına,

 

Aile yaşantısının düzenli olmasına,

 

Dakik ve elinin çabuk olmasına,

 

Sevecen ve güleryüzlü olmasına,

 

Esnek ve hoşgörülü olmasına, katı-kuralcı olmamasına,

 

Yeniliğe ve değişime açık olmasına, sabit fikirli olmamasına,

 

Sorumluluk ve insiyatif sahibi olmasına,

 

İletişim becerisinin olmasına,

 

Yaş ve kişilik olarak bakılacak çocuğun annesine benzemesine,

 

Sabırlı olmasına,

 

Eğitimli, kendini yetiştirmiş ve bilinçli olmasına,

 

Çocuğu ya da işe devamını etkileyecek bir rahatsızlığının olmamasına,

 

Sigara içmemesine.

  b. aşırı sorumluluk yüklenme, zihinsel ve bedensel yorgunluk

Çalışan annenin en önemli sorunu aşırı sorumluluk yüklenmesi ve yorgunluktur; çünkü bu sorun annelere çözümsüz ve başa çıkılamaz gibi görünür. Alışıldık bir düzen vardır; evde ve işte yapılacaklar zaten belirlidir, şimdi hepsine geceyi gündüze katan bir bebek eklenmiştir ve gün 24 saattir, dolayısıyla yorgunluk kaçınılmazdır. Böyle değerlendirince, gerçekten de çalışan anne için yapılacak pek birşey yok gibi görünüyor. Oysa ki, durum hiç de öyle umutsuz değil, çalışan anneler iş listelerini pekala hafifletebilirler;

 

Gerek evde gerekse işte, yükünüzün arttığı dönemlerde bir süre yalnızca acil ve önemli olan işlerinizle ilgilenin

 

Bazı işleri başkalarına devretmeyi deneyin, işyerinde iş arkadaşlarınızdan; evde ise eşinizden, varsa diğer çocuklarınızdan veya yakınlarınızdan yardım isteyin. Çocuğunuz yokken evinizle, kadın olduğunuz için eşinizden daha çok ilgilenmiş olabilirsiniz, bu aynı düzenin devam edeceği anlamına gelmez.
Eşiniz yeni doğan bebeğinizi emziremez belki ama, bugüne kadar hep sizin hazırladığınız akşam yemeğini hazırlayabilir. Aile içinde yapılabilecek ufak düzenlemeler size kısacık da olsa rahat bir nefes alma olanağı sağlayacaktır.

 

Yükünüzün çok arttığını hissettiğiniz yerde bazı alışkanlıklarınızdan tamamen vazgeçin, bunun için kendinize önceden "vazgeçilebilirler listesi" bile hazırlayabilirsiniz. Örneğin, ev işleri için düzenli bir yardımcı alamıyorsunuz ve iki haftada bir mutlaka mutfağın dolaplarının temizlenmesini gerekli buluyorsunuz ve artık buna ayıracak zamanınız yok. Eşiniz hayatta yapmaz böyle bir işi, anneniz çok yaşlı, akadaşınıza böyle bir şeyi teklif etmeyi düşünemezsiniz bile… O zaman bu alışkanlığınızdan vazgeçin ya da bu düşüncenizi terkedin; iki haftada bir mutlaka mutfağının dolaplarının silinmesini gerekli bulan bir kadın değilsiniz artık. Mutfak dolapları bekleyebilir, arkadaşlarınız bekleyebilir, müşteriler ve hatta müdürünüz bile bekleyebilir, ama çocuğunuz bekleyemez. İnsan yaşamında pek çok şeyden istifa edebilir herhalde, ancak annelikten istifa edemez.

  c. suçluluk duygusu

Dozu değişmekle birlikte hemen her çalışan annenin yaşadığı bir duygudur suçluluk. Bu duyguyu hafifletmek için şöyle düşünebilirsiniz;

- çalışmak zorundayım (çocuğum için para kazanmam gerekiyor)

- çalışmayı seviyorum (çocuğum mutlu bir anneyi hakediyor)

Çalışan annelerin çoğu (ekonomik zorunluluklar nedeniyle doğumdan sonra işe başlayanlar dışında) çocuk sahibi olmadan önce de, çalışan kadınlardır. Önceden çalışma hayatı olan, üretken bir kadının uzun süre evde oturması, mesleki kaygılar, sosyal ve duygusal tatminsizlikler doğurur. Oysa her çocuk mutlu, üretken, kendisiyle barışık bir anneyi, kendisi için işini terketmiş, saçını süpürge etmiş bir anneye tercih eder. Unutmayın ki çocuğunuz sizin aynanızdır; siz mutluysanız o da mutlu olur, siz kaygılıysanız o da kaygılıdır, siz hayatla hep kavga ederseniz o da kavga eder.

İşlerinizi planlı yaparak, hiçbir şey için çocuğunuza ayırdığınız zamandan çalmayarak ve bu zamanı en verimli şekilde değerlendirerek suçluluk duygusundan kurtulmaya çalışın. Hafta sonu onunla başbaşa yapacağınız bir doğa gezisi, haftanın 5 günü sabahtan akşama kadar onunla birlikte olup hiçbir şey paylaşmamaktan çok daha iyidir. Çocuğunuzla birlikte olduğunuz süre değil, bu süreyi nasıl değerlendirdiğiniz önemlidir. Bu sürenin azlığına ya da çokluğuna değil, çocuğunuzla kurduğunuz ilişkinin kalitesine ve bunu geliştirmeye odaklanmaya çalışın.

Suçluluk duygusundan kurtulmaya çalışırken pratikte sizi zorlayan durumlarla karşılaşırsınız, bunların üzerinde çok fazla durmamaya gayret edin. Örneğin; çocuğunuzu kreşe veya bakıcı annesine bırakıp işe giderken ilk zamanlar arkanızdan bir süre ağlayacaktır, bu çok doğaldır.* Çocuğunuz bazen size bir yabancı gibi davranacaktır, babaannesine daha düşkün olacaktır veya bakıcı annesine "anne" diyecektir. Bunlar kuşkusuz her anneyi üzer ve suçluluk duygusunu artırır. Bu gibi durumları çocuğunuza bakan kişiye atfetmemeye çalışın, hatta çocuğunuz kendisine bakan kişiyi bu kadar sevdiği için sevinin. Bu durumları çocuğunuzun size verdiği bir mesaj olarak da algılayabilirsiniz; onunla daha çok birlikte olun ve oynayın.*2

Unutmayın,
çalışan bir annenin çocuğu olmak hayatta insana kaybettirdiklerinden çok daha fazla şey kazandırır.

* Haftalarca süren ağlamalar ve bunlara eşlik eden başka sorunlar varsa, mutlaka bir uzmana başvurun.

güvende, mutlu ve huzurlu hissederler. Bu bağ olmadan zaten çocuğun bu bakımdan yararlanması, psikolojik gelişimini tamamlaması mümkün değildir.

  Çok sık bakıcı değişmesi çocuğu olumsuz etkiler mi?
Bağlanmanın önemi düşünüldüğünde çocuğa en çok zarar verebilecek şeylerden biri de sık bakıcı değiştirmektir. Özellikle küçük bebeklik dönemlerinde anne-babalar çocuğun bu değişimin farkında olmadıklarını ve dolayısıyla etkilenmediklerini düşünürler. Oysa ilişki süreklilik arz eden bir konudur ve çocuğun bu sürekliliğe ihtiyacı vardır. Hayatına giren ve bir süre sonra kaybolan bir kişi çocukta temel güveni etkileyen ve yaşamı güvenilmez hissettiren bir unsur olabilmektedir. Bu nedenle eğer mümkünse özellikle de çocuğun uzun süreli birlikte olduğu bir bakıcı ayrılınca onunla sonradan da belli aralıklarla görüşmesi sağlanmalıdır.

  Bir çocuğa artık kendisiyle bir bakıcının ilgileneceği nasıl anlatılmalıdır? O bakıcıya alışması için ne gibi bir yol izlemek gerekir?
Çocukların kişilere, özellikle de yakın ilişkide olacakları kişilere alışmaları kolay ve hızlı olmamaktadır. Bu nedenle de birden bire gelen ve “artık seninle ilgilenecek kişi bu” denilen kişileri birden bire kabullenmeleri pek mümkün olmamaktadır. Bu kişilerin tamamen çocukla/bebekle yalnız kalmadan önce ir süre o evin içinde anne ile birlikte bulunmaları önemlidir. Çocuğun kişilik özelliğine göre de yavaş yavaş çocukla ilişkiye girmeleri, çocukların onu kendi dünyasına kabul etmesi için beklemeli ve sabırlı olmalıdırlar. Özellikle sık bakıcı değiştiren ailelerde çocuklar gelen bakıcının da nasıl olsa kısa bir süre sonra ayrılacağını var sayarak onunla ilişki kurmazlar ve bağlanmaya karşı direnç geliştirirler. Bu aslında yeniden kaybetme korsusunun bir sonucudur. Bu nedenle de böyle bir durumda bu kişiyi kabul etmeleri daha uzun zaman alır. Kişinin tutarlı olarak çocukla olumlu ilişkiyi devam ettirmesi çocuğun kabulünü de kolaylaştıracaktır.

  bakıcının gitmesi için bakıcıya kötü davranan çocuk için ne gibi bir yöntem izlenmelidir?
Bakıcıya gösterilen tepki genellikle annesin kendinden uzaklaşmasına tepki olarak ortaya çıkar. Çocuk sanki bakıcıyı kabul ederse anneyi daha fazla kaybedecektir. Anne eve daha geç gelecektir, anne ile daha az vakit geçirecektir. Burada çocukla annenin iyi bir ilişki içinde olması, çocukla düzenli, özel zaman geçirmesi bu problemin çözülmesini sağlayabilir. Bazen çocuklar anne-babalarının davranış biçimlerini taklit ederler. Anne-babanın bakıcıya olumsuz bir tavrı varsa, sert ve eleştiren bir tutum içindeyse çocuklar da aynı tutum içinde olabilirler. Bu durumda sizin bakıcı ile daha olumlu bir ilişki içine girmeniz çözüm olabilir. Çocukların tüm olumsuz tepkilerinin nedeninin olumsuz başka bir duygu olduğu unutulmamalı ve bu duygu anlaşılmaya çalışılmalıdır.

bakıcı denetlemenin en uygun ve iyi yolları nelerdir?
Birkaç ay boyunda aynı evi paylaştığınız ve tepkilerini, ilişki kurma biçimini gözlemlediğiniz bir kişi güvenmeniz ya da güvenmemeniz konusunda mutlaka bir ipucu verir. Ayrıca çocuğunuzu iyi tanıyorsanız, bakıcı ile ilişkilerinde olan biteni anlamanız oldukça kolay olacaktır. Denetlemekten kast edilen çocukla sağlıklı ve özenli bir ilişki içinde olması ise çocuktaki değişikliklerden ilişkiye dair de olumsuzluklar fark edilebilir. Bunun dışında güveninizi kazanan bir bakıcının sonrasında denetlenmesine de gerek olmayacaktır. Unutulmamalıdır ki hiç kimse sizin tam istediğiniz gibi olmayacaktır. Çocuk bir bakıcıya emanet edildiğinde kişiliğinin gelişimi sırasında onun etkisinin olması, sizden farklı birinin etkisi altında büyümesi vazgeçilmez olmaktadır. Bu nedenle sizin için en önemli özelliklerin ne olduğunu belirleyip bu özellikleri en çok karşılayan birini bulmalı ve bunun dışındaki farklılıklara da göz yummalısınız. Bu durum anneanne veya babaanne tarafından bakılan çocuklar için de geçerli olmaktadır. Bu konuda önceliklerin belirlenmesi esas olmalıdır.

Tay danışmanlık Çocuk Bakımı Hizmetleri,danışman, danışmanlar, danışmanlık,iatanbul, estanbul,bakım,anneler, annelere özel, annelik ne
İletişim & Adres


Organizasyonlarımız hakkında detaylı bilgi almak için
        lütfen bizi arayınız

Tel  : 0 216 456 88 08  Fax  : 0216 456 86 34

 

Ana Sayfa  | Bebek Çocuk Bakımı  | Hasta Yaşlı Bakımı  | Hamilelik Eğitim Prg  | Çocuk Oyun Grubu  |  Organizasyon  |  Bakıcı Arıyorum  | Ailelerimiz 
Firma Profilimiz  |  Annelere Öneriler  |  Bakıcı Hakkında  | İlk Yardımın Önemi  |  Bizden Haberler  |  İletişim Adres  


Best viewed in IE6+ 1024x768 32 bit colors. 
Design by Grup web